|
"TÜRKİYE'YE BİÇİLEN ROL, BÖLGEDE KURULMAKTA OLAN KÜRT DEVLETİ'NE 'GÖLGE ETMEME' ROLÜDÜR" |
|

ERHAN GÖKSEL’in AÇIKLAMALARININ 5 Temmuz 2009’da VATAN’da YAYINLANAN HABERİ “TÜRKİYE’YE ‘HASTA ADAM’ ROLÜ YENİDEN BİÇİLİYOR” “ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre yüzde 9,5’luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD’de 467 bin kişi işsiz kalmış. Bununla birlikte, ABD’de Obama’nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar dolar basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama’nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH’nın yüzde 12,5’i gibi akıl almaz bir açık. ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maliyetini ABD-dışı ekonomilere fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu yutmuyor ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD’de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009’dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır. Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD’de kriz olması demek Avrupa’da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa’nın en büyük ticaret partneri ABD’dir. Avrupa’da kriz olması ise, Türkiye’de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye’nin de en büyük ticaret partneri Avrupa’dır.”
Büyüyen bu açıkla iktidarın bu krizi kaldıramayacağını ifade eden Göksel, Hükümet’in 2010’un ilk çeyreğinde erken baskın seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü. Göksel, “Önümüzdeki Ekim - Kasım döneminde krizindeki bu ikinci dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim ” diye konuştu.
Türkiye’de rakamlarla istenildiği gibi oynandığını savunan Göksel, esas itibariyle büyümenin yüzde -13,8 değil, dolar bazında hesaplandığında yüzde 29 olduğunu, büyümenin yüzde -13,8 çıkmasının nedeninin Türk Lirası olarak hesaplanılmasından kaynaklandığını belirtti. Göksel, buna karşın kişi başı milli gelir, borç, cari açık gibi tüm iktisadi verilerin uluslararası normlarda dolar üzerinden hesaplandığını, burada iktisadi bir oportünizmle dolar hesapları arasına TL sıkıştırılarak rakamlar çarpıtıldığını söyledi.
“Türkiye’ye bugünkü Küresel Dünya’da biçilen rol, ekonomik anlamda ‘gölge ekonomisi’ olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti’ne ‘gölge etmeme’ rolüdür” diyen Göksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1853’te ortaya atılan ‘hasta adam’ tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen ‘hasta adam’ başlığını kullanmıştır.
Bu büyük global oyunda Türkiye’ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye’nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım. Kendimize önem atfeden maalesef sadece biziz, Türkiye’de ‘hamaset’ daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur.” Devamını Okumak İçin Tıklayınız...  |
|
Son Güncelleme ( Salı, 07 Temmuz 2009 )
|
|
|
KRİZ EKİMDE KAPIMIZI İKİNCİ KEZ ÇALACAK |
|

YALÇIN BAYER’in, 5 Temmuz 2009’da HÜRRİYET’te ERHAN GÖKSEL’in AÇIKLAMALARI ÜZERİNE YAZDIĞI YAZI AFYON’da Genç Atılımcılar Derneği’nin önceki günkü ‘Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Rolü’ konferansında konuşan VERSO Başkanı Erhan Göksel çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Özetle diyor ki:
“Ekim 2009’da ikinci bir büyük kriz dalgası daha geliyor ve yine bu kriz küresel orijinli bir kriz olacak. ABD’nin yayınladığı son verilere bakıldığında ekonominin dip yapacağı çok net biçimde görülüyor. Obama’ya göre 2009 ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH’nın %12.5’i gibi akıl almaz bir açık... ABD anlaşılıyor ki dolar basarak bu krizin maaliyetini ‘ABD dışı ekonomiler’e fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu ‘yutmuyor’ ve reaksiyon gösteriyor.
Borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu: Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? (...) Unutulmaması gerekir ki; ABD’de kriz olması demek Avrupa’da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa’nın en büyük ticaret partneri ABD’dir. Avrupa’da kriz olması ise Türkiye’de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir. (...) Türkiye’de, genel anlamda büyüyen açığın (yıl sonu itibariyle 70-80 milyar dolar olacak) finansmanının nasıl yapılacağı hakkında ciddi kuşkular vardır. Önümüzdeki ekim-kasım döneminde krizindeki bu 2. dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim. Türkiye’de iktisadi oportünizm yapılıyor. Türk ekonomisi TL ile hesaplanan %13.8 değil, dolar bazında %29 küçülmüştür. (...) Ne yazık ki, Türkiye’de geleceği planlayan, gelecek vizyonu olan bir siyasi parti yoktur. (...) Türkiye’de siyasi otoriteler ‘polisleştiriliyor’. (...) Ergenekon ne salt kompoludur, ne salt hukuki bir davadır. İkisi de yanlıştır. Ancak davanın gittikçe siyasileşmeye başladığı da gözden kaçırılmamalı.” İlgili Link İçin Tıklayınız...  |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 06 Temmuz 2009 )
|
|
|
EKİM'DE İKİNCİ BÜYÜK KRİZ GELİYOR, HÜKÜMET ERKEN SEÇİME GİDECEK! |
|

ERHAN GÖKSEL’in 3 Temmuz 2009’da AFYON’da YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASININ ANKA HABER AJANSI TARAFINDAN BASINA YAYINLANAN HABERİ VERSO Araştırma Şirketi'nin sahibi araştırmacı Erhan Göksel, Ekim 2009'da ikinci büyük bir kriz dalgasının geldiğini belirterek, iktidarın bu krizi kaldıramayacağı için 2010'un ilk çeyreğinde baskın erken seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü.
Gözaltına alınıp serbest bırakıldığı Ergenekon Davasına da değinen Göksel, davadan sadece siyasi ya da sadece hukuki bir dava olarak bahsetmenin güç olacağını ifade etti.
VERSO Araştırma Şirketi'nin sahibi araştırmacı Erhan Göksel, Ekim 2009'da ikinci büyük bir kriz dalgasının geldiğini belirterek, iktidarın bu krizi kaldıramayacağı için 2010'un ilk çeyreğinde baskın erken seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü. Afyon'da Genç Atılımcılar Derneği'nin düzenlediği "Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye'nin Rolü" başlıklı konferansta konuşan Göksel, Ekim 2009'da ikinci bir büyük kriz dalgasının geldiğini ve bu krizin yine küresel orijinli bir kriz olacağını belirtti. ABD'nin yayınladığı son verilere bakıldığında ekonominin dip yapacağının çok net biçimde görüldüğünü kaydeden Göksel, şunları söyledi: "ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre yüzde 9,5'luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD'de 467 bin kişi işsiz kalmış. Bununla birlikte, ABD'de Obama'nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar dolar basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama'nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH'nın yüzde 12,5'i gibi akıl almaz bir açık. ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maliyetini ABD-dışı ekonomilere fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu yutmuyor ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD'de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009'dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır. Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD'de kriz olması demek Avrupa'da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa'nın en büyük ticaret partneri ABD'dir. Avrupa'da kriz olması ise, Türkiye'de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye'nin de en büyük ticaret partneri Avrupa'dır."
"KRİZ İKTİDARI ERKEN SEÇİME ZORLAYACAK"-
Büyüyen bu açıkla iktidarın bu krizi kaldıramayacağını ifade eden Göksel, Hükümet'in 2010'un ilk çeyreğinde erken baskın seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü. Göksel, "Önümüzdeki Ekim - Kasım döneminde krizindeki bu ikinci dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim " diye konuştu. Türkiye'de rakamlarla istenildiği gibi oynandığını savunan Göksel, esas itibariyle büyümenin yüzde -13,8 değil, dolar bazında hesaplandığında yüzde 29 olduğunu, büyümenin yüzde -13,8 çıkmasının nedeninin Türk Lirası olarak hesaplanılmasından kaynaklandığını belirtti. Göksel, buna karşın kişi başı milli gelir, borç, cari açık gibi tüm iktisadi verilerin uluslararası normlarda dolar üzerinden hesaplandığını, burada iktisadi bir oportünizmle dolar hesapları arasına TL sıkıştırılarak rakamlar çarpıtıldığını söyledi.
"TÜRKİYE'YE 'HASTA ADAM' ROLÜ YENİDEN BİÇİLİYOR"-
"Türkiye'ye bugünkü Küresel Dünya'da biçilen rol, ekonomik anlamda 'gölge ekonomisi' olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti'ne 'gölge etmeme' rolüdür" diyen Göksel, sözlerini şöyle sürdürdü: "1853'te ortaya atılan 'hasta adam' tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen 'hasta adam' başlığını kullanmıştır. Bu büyük global oyunda Türkiye'ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye'nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım. Kendimize önem atfeden maalesef sadece biziz, Türkiye'de 'hamaset' daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur."
"29 MART SEÇİMLERİ DÖNÜM NOKTASIYDI" Türkiye'de 29 Mart seçimleriyle siyaseten bir dönüşümün başladığına dikkat çeken Göksel, şöyle konuştu: "Kuzey Irak'ta fiilen bir Kürt devleti var halihazırda. Tehlikeli olan, son zamanlarda, bir şekilde seçimlerle birlikte Güneydoğu'da özerk bölge haritalarının ortaya çıktığı söyleminin hızlandırılmış olmasıdır. Türkiye, BM nezdinde bir plebisit talebiyle karşı karşıya bırakılırsa kimse şaşırmasın. ABD bile 29 Mart seçimlerinden sonra DTP'yi daha önemsemeye, ciddiye alıp muhatap kabul etmeye başladı. Süreç çok kaotik bir hal almaya başlıyor. Bu ise, Türkiye'de iç siyasi dengeleri hızla değiştirecek."
"TÜRKİYE'DE GELECEK VİZYONU OLAN SİYASETÇİ YOK"-
"Türkiye'de ne yazıktır ki, geleceği planlayan, gelecek vizyonu olan bir siyasetçi yok" diyen Göksel, Çin'e bakıldığında eğitime, bilgiye, donanımlı olmaya önem atfettiklerinin, 1978'de bu işi planlamaya başladıklarının görülebileceğini ifade etti. Göksel, "Bugün Çin'in bakanlarından, belediye başkanlarından büyük kısmı Harvard, Oxford gibi en önemli dünya üniversitelerinden yetişmiş insanlardır. Geçen yıl, ABD'nin en ünlü üniversitelerinden birisi olan Stanford'da siyaset biliminde, doktora derecesi alanında birinci de ikinci de üçüncü de İranlı idi. İran ki, nanoteknolojide dünya sıralamasında 9.olan, bu alanda Rusya'yı bile geride bırakan bir ülke. Siyaset de gelecek de işte bu şekilde planlanır. Gelecek, yani bir ülkenin geleceği, Televole kültürü üzerinden, yozlaşmış kültürel değerler ve dejenerasyon üzerinden planlanamaz" diye konuştu.
"SİYASİLER KORKUYA TESLİM OLUP POLİSLEŞİYOR"-
Göksel, Türkiye'de iktidarlar üzerinde hep bir korku imparatorluğu oluşturulmaya çalışıldığını dile getirerek, şunları söyledi: "Ben bunu, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller döneminde de gördüm. Türkiye'de, üzülerek söylüyorum ama başbakanlar üzerinde bazı cenahların sırf dediklerini yaptırmak için, 'Sana suikast yapılacak', 'Aileni yok edecekler', 'Sana karşı komplo kuruluyor', 'Darbe yapacaklar' türünden baskılar oluyor. Bu da, sivil iktidarların 'polisleşmesine' yani korkuya teslim olmalarına, baskıcı bir tutum izlemelerine yol açıyor."
"ERGENEKON NE TAMAMEN HUKUKİ, NE TAMAMEN SİYASİ"-
Gözaltına alınıp serbest bırakıldığı Ergenekon Davasına da değinen Göksel, davadan sadece siyasi ya da sadece hukuki bir dava olarak bahsetmenin güç olacağını ifade etti. Göksel, sözlerini şöyle tamamladı: "Ergenekon'un üçte ikisi doğruysa, üçte biri siyasidir. Kamuoyu bu konuda ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf, tüm süreci 'hükümet komplosu', diğer taraf da tamamen 'herkesi suçlu' görüyor. Her ikisi de yanlış. Yüzde 100 siyasi bir davadan ya da yüzde 100 hukuki bir davadan bahsedemeyiz. İkisi de yanlış. Ancak davanın gittikçe siyasileşmeye başladığı da gözden kaçmamalı." (ANKA)
 |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 06 Temmuz 2009 )
|
|
|
EKİM'DE YENİ EKONOMİK KRİZ GELİYOR! |
|

ERHAN GÖKSEL’in 3 Temmuz 2009’da AFYON’daki KONFERANSININ TURKTIME’da YAYINLANAN HABERİ 2009 yılı başı itibariyle konulan bütçe açığı hedefinin 10,398 milyar YTL iken, yılın ilk beş ayı gerçekleşmesinin 21 milyar YTL sınırına dayandığını” dile getiren Erhan GÖKSEL, “40-50 Milyar Dolar Bütçe açığına, 30 Milyar dolar cari açığın da eklenmesiyle birlikte yıl sonunda yaklaşık 70-80 milyar $ olacak olan açığın finansmanının nasıl yapılacağı hakkında ciddi kuşkuları olduğunu” ifade etti. 3 Temmuz 2009’da, Afyon’da Genç Atılımcılar Derneği’nin düzenlemiş olduğu ‘Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Rolü’ başlıklı konferansda konuşan GÖKSEL; “Ekim 2009’da ikinci bir büyük kriz dalgası daha geliyor ve yine bu kriz küresel orijinli bir kriz olacak. ABD’nin yayınladığı son verilere bakıldığında ekonominin dip yapacağı çok net biçimde görülüyor. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre % 9,5’luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD’de 467 bin kişi işsiz kalmış. Bununla birlikte, ABD’de Obama’nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar $ basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama’nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH’nın % 12.5’u gibi akıl almaz bir açık. ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maaliyetini “ABD-dışı ekonomiler”e fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu ”yutmuyor” ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD’de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009’dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır. Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD’de kriz olması demek Avrupa’da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa’nın en büyük ticaret partneri ABD’dir. Avrupa’da kriz olması ise, Türkiye’de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye’nin de en büyük ticaret partneri Avrupa’dır. EKONOMİ AKP’Yİ SENEYE “ERKEN SEÇİM”E ZORLAYACAKTIR Genel anlamda büyüyen bu açıkla (cari açık + bütçe açığı) iktidar bu krizi kaldıramayacaktır. 2010 ilk çeyreğinde erken baskın seçime gitmek zorunda kalacaktır. Önümüzdeki Ekim - Kasım döneminde krizindeki bu ikinci dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim ” diye konuştu. Türkiye’de iktisadi oportünizm yapılıyor “Türkiye’de rakamların istenildiği gibi eskale edildiğini” belirten GÖKSEL, “Türkiye’de iktisaden bir oportunizm yapıldığını, esas itibariyle büyümenin % -13,8 değil, dolar bazında hesaplandığında 2009 yılı ilk üç ayının 2008 yılı ilk üç ayına göre, ülke ekonomisinin % 29 küçüldüğü açıktır” dedi. “Türkiye’de realize olan büyümenin rakamsal olarak % -13,8 çıkmasının nedeninin Türk Lirası olarak hesaplanılmasından kaynaklandığını, ancak kişi başı milli gelir, borç, cari açık gibi tüm iktisadi verilerin uluslararası normlarda dolar üzerinden hesaplandığını, burada iktisadi bir oportunizmle dolar hesapları arasına TL şıkıştırılarak rakamlar çarpıtılmaktadır diye” vurguladı. Türkiye’ye biçilen rol “Türkiye’ye bugünkü Küresel Dünya’da biçilen rol, ekonomik anlamda “gölge ekonomisi” olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti’ne “gölge etmeme” rolüdür. 1853’te ortaya atılan ‘hasta adam’ tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen “hasta adam” başlığını kullanmıştır. Bu büyük global oyunda Türkiye’ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye’nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım Kendimize önem atfeden malesef sadece biziz, Türkiye’de “hamaset” daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur. Acı, ama gerçek bu şekilde” diye konuştu. Türkiye ekonomisi kimlere emanet? Türkiye ekonomisinin iyi yönetilmediğine de vurgu yapan GÖKSEL, “Türkiye’de ekonomi kimlere emanet? Çıkrıkçılar yokuşunda ticaret yapmakla, yabancı araştırma kurumlarında çalışmakla ülke ekonomisi yönetilmez. İktidar, ehil olan az sayıdaki bazı ekonomi kurmaylarını da söz konusu kabine revizyonuyla malesef dışarıda bırakmıştır” dedi. Her ülkenin Orta Doğu planı farklıdır GÖKSEL, ayrıca; “Her ülke Orta Doğu için farklı planlamalar yapar. Mesela, ABD, sırf Orta Doğu’ya yönelik planlarını gerçekleştirebilmek amacıyla CENTCOM’u (Central Command: Merkezi Komutanlık) kurmuştur. İran’ın Fas’tan Pakistan’a “Şii Hilali” Projesi vardır. Rusya’nın keza enerji çıkarları ve geçiş yollarının güvenliği için ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Peki tüm bunlar olurken Türkiye ne yapmaktadır? Türkiye, Orta Doğu’nun geleceğine yönelik şu ana dek bir plan ortaya koyabilmiş midir?” dedi. İlgili Link İçin Tıklayınız...  |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 06 Temmuz 2009 )
|
|
|
"HER ŞEYİ BİLEN ADAM'IN UMUDU YOK" |
|

ERHAN GÖKSEL’in 3 Temmuz 2009’da AFYON’da “GAZETE 3” ile YAPTIĞI DEGERLENDİRMELERİN HABERİ “Her şeyi önceden bilen adam” olarak bilinen Verso Araştırma Şirketi’nin sahibi Erhan Göksel ekonominin 6 yıllık geleceğinden umutsuz. Göksel “Ekonomi batıyor 2010 yılında dibi göreceğiz” dedi. Göksel “Türkiye’nin küçülme rakamı açıklanandan daha fazla” dedi.
Araştırmacı Erhan Göksel ekonomi yönetimi tarafından Türkiye için açıklanan küçülme rakamının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Verso Araştırma Şirketi’nin sahibi olan Göksel şöyle konuştu:
“Kartel medyası bana yer vermediği için internet sitelerinde ve küçük medyada yer alıyor görüşlerim. Türkiye yüzde 13,8 küçülmedi. Yüzde 29 küçüldü. Muhalefet ve iş dünyası farkında değil. Bir ekonomi dergisi geçen hafta ülkelerin küçülme sıralamasını yazdı. Ukrayna yüzde 20 küsurla birinci ardından Letonya geliyor. Liste böyle gidiyor. Bizim gazetelerimiz yüzde 13’ü listeye koydular en fazla küçülen dördüncü ülke olarak gösterildik. Peki yüzde 13.8 neye göre küçüldük Türk Lirası’na göre küçüldük. 2008’in ilk üç ayında dolar 1.3 liraydı. Bu sene 1.6 lira oldu. Dünyadaki bütün ekonomik göstergeler Amerikan dolarına göre yapılır. Gayrisafi milli hasılayı dolara göre hesaplayıp Türkiye’yi dünyanın 5’nci sırasına yerleştiriyorsanız küçülme hesabını da ona göre yapmanız gerek. Türkiye gerçek anlamda yüzde 29 küçülmüştür Verso’nun hesaplarına göre. Doların ortalama artışını küçülme oranlarına yansıttığınızda böyle bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. Bu bir faciadır.”
“DİBİ GÖRMEDİK”
Türkiye’nin dünyadaki ekonomik krizden etkilendiğini belirten Erhan Göksel “Bu durumu daha önceden görmüş ve yetkilileri uyarmıştım” diye koştu. Göksel şöyle devam etti:
“İki aydır ciddi biçimde ekonomi üzerine çalışıyorum. Bir yıl önceki konferansta da bugünleri yaşayacağımızı anlatmıştım. 2004’ten bu yana ekonomi ile ilgili söylediğim her şey çıktı. Verso’nun yaptığı bütün çalışmalar ikinci bir kriz dalgasının daha geldiğini bunun ilki kadar sert olmayacağını ama yarısı kadar bir plato çizeceğini şu andaki iyileşmenin sanal bir iyileşme olduğunu detaylarıyla ortaya koyuyoruz. Ancak bu bir L düşüş. Aşağı doğru düştükten sonra bir zikzak gibi hafif çıkıp dibe inecek. Bu dipteki seyir ki bu dip 2010’da görülecek bu seyir uzun bir süre devam edecek. Tahminlerimize göre 2010’da başlayacak süreç 2015’te sona erecek. Türlünün suyunu aldığınız zaman posası kalır. Hiçbir ekonomi bardaktan ya da borudan akar gibi dibe doğru akmaz. Yüzde 25 düşüş zaten rekor bir düşüş.”
“GEÇEN SENE UYARMIŞTIM”
Türkiye’de yaşanan işsizliğin de normal boyutlarda olmadığını kaydeden Erhan Göksel şunları kaydetti:
“Geçen sene 3 milyon işsiz olacağını tahmin ettiğimde bazı kişiler bana müstehzi gülüşle baktılar. Buraya gelmeden önce rakamları aldım. 25 bin kişi Bursa’da işini kaybetti. Geçen sene son 6 ayda 78 bin kişi iş kaybetti. İşsizleri saymıyoruz. Zaten her evde bir işsiz var. Burada vahim olan Hükümet’in bunu algılamaması. Her olayı olayın sonuçta kime fayda sağladığına bakarak tahlil etmek lazım. Benim endişem acaba birileri gündemi başka taraflara taşıyarak ekonomik çöküntünün artmasının önünü açarak iktidar partisinin ortadan kaldırılmasını mı istiyor AKP’yi iktidardan götürecek şey seçim değil ekonomi olacaktır.Başbakan’ın yerine kendimi koysam sabah gazeteleri açsam belgeydi imzaydı ama ekonomi haberi yok. Birileri ekonominin kötü olduğunu Hükümet’ten saklıyor diye düşünüyorum. Ne yazık ki ekonominin şu an kurmayları yetersiz durumdalar.”
YENİ YÖNETİCİ TARİFİ
Ekonominin bu bunalımdan kurtulması için çıkış yolunu da gösteren Erhan Göksel “Gelişmeleri algılayanların yönetime gelmesi şart” diye konuştu. Göksel şöyle konuştu:
“Siz uluslararası bir kuruluştan aldığınız bir kişiyi ekonominin ikinci adamı yaparsanız Türkiye Cumhuriyeti’ne mi yoksa uluslararası kuruluşlara mı hizmet ettiğiniz konusunda şüpheye neden olursunuz. Ekonomi güven işidir. AKP’nin çok ciddi ekonomi kurmayları vardır. İsim vermekten de çekinmiyorum. Örneğin Nazım Erken çok önemli bir ekonomi adamıdır. Yine bürokrat kadrosu olarak da AKP’nin güçlü olduğunu iyi yetişmiş insanları olduğunu söyleyebiliriz. Bir toplumun batışı 6 yıl da olabilir. Ama Türkiye batıyor.
Dünyayı algılayabilen geleceği görebilen yeni kurulan dünya düzenini anlayabilen insanların yönetime gelmesi gerekir. Ona hasım olarak konuşmama rağmen Tayyip Bey diğer liderlerden daha iyi. Ama O da yetersiz.”
“3’üncü İddianamede İsmim Sanık Olarak Geçecek”
Ergenekon operasyonu çerçevesinde Ocak ayında gözaltına alındıktan sonra tahliye edilen Erhan Göksel operasyon hakkında da konuştu. Göksel şöyle dedi:
“Ben Ergenekon’dan neden içeri aldığımı bilmiyorum. Zekeriya Öz de ’Her şeyi önceden biliyordunuz gözaltına alınacağınızı da biliyor muydunuz’ diye sordu. Ben gözaltına alınmadan 5 gün önce Yalçın Bayer benim gözaltına alınacağımı söyledi. O da bir siyasi gruptan duymuş. Süreç politikleşti. Bu işin içinde ciddi suç unsurları var ama aynı biçimde siyasallaşma da var. Sürecin uzaması davanın kendisini bir cezalandırma yöntemi haline getirdi. Muhtemelen benim hakkımda da iddianame hazırlanacak. Bunu ilk defa burada söylüyorum. Hazırlanacak 3’üncü iddianamede sanık olarak adım geçecektir. Süreci biraz da kurumlar arası çekişme olarak yorumlayabiliriz.”
Erhan Göksel Şehitoğlu Konağı’nı beğendi
Araştırmacı Erhan Göksel konferans için geldiği Afyonkarahisar’da konferansa kadar Şehitoğlu Konağı’nda dinlendi. Konak’ı çok beğendiğini belirten Erhan Göksel “Tarihe sahip çıkılması çok güzel. Metropollerde bunu göremiyoruz” diye konuştu.
Burada gazetecilerle sohbet eden Erhan Göksel’in Afyonkarahisar’la ilgili dikkat çekici bir bağlantısı ortaya çıktı. Göksel “Annemle babam burada evlendi” dedi. Göksel babasının ve annesinin öğretmen olduğunu belirterek “Benim doğuma yakın buradan ayrılmışız” dedi. Erhan Göksel “10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in sık sık bahsettiği felsefe öğretmeni benim babamdır. Babam Sezer’in adını söylemediği felsefe öğretmenidir” diye konuştu.  |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Temmuz 2009 )
|
|
|
"TÜRKİYE TİTANİK GİBİ BATIYOR" |
|

ERHAN GÖKSEL’in 3 Temmuz 2009’da AFYON’da YAPTIĞI BASIN TOPLANTISININ AFYON KOCATEPE GAZETESİ’nde YAYINLANAN HABERİ Afyonkarahisar'a konferans vermek üzere gelen VERSO Araştırma Şirketi Başkanı Erhan Göksel, Ergenekon Terör Örgütü adıyla iddia olunan soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılması gerektiğini, bu davanın ülkeyi ikiye böldüğünü söyledi.
Göksel, hükümetin Türkiye'nin ekonomik olarak bir Titanik gibi battığının farkında olmadığını iddia etti.
Ekonomi kötü etkileniyor
VERSO Başkanı Erhan Göksel "Kurulmakta Olan Yeni Dünya Ekonomisinde Türkiye'nin Rolü" konulu konferansı vermek için Afyonkarahisar'a geldi. Burada medya çalışanlarının sorularını cevaplandıran Erhan Göksel, kamuoyunda Ergenekon adıyla iddia olunan terör örgütü soruşturması kapsamında kendisini de "içeri" attıklarını söyledi. Soruşturma kapsamında 3. iddianameye gireceği tahminini açıklayan Göksel, hukuka saygısı nedeniyle dava hakkında çok fazla konuşmak istemediğini belirtti. Davanın başından beri yaklaşık 1,5 yıldır konuyla ilgili yayınlanan bütün röportajlarında çok net olarak söz konusu davanın üçte ikisinin ciddi şeyler içerdiğini üçte birinin de siyasi şeyler içerdiğini anlattığını tekrarlayan Erhan Göksel; "Ben yargı bunları ayıklar diyordum. Ancak bu süreçte ayıklamak yerine daha da siyasallaştığını düşünüyorum. Kendi durumum bunun en açık göstergesidir. Ne olursa olsun bu davanın acilen sonuçlanması lazım. Çünkü Türkiye'yi ikiye bölüyor. Ülkeyi bütün gündemden uzaklaştırıyor en önemli yanı o. Sadece Türkiye'deki ekonomik sorunları gölgelemekle kalmıyor hükümetin kendisinin de gözünü bağlıyor. Hükümet farkında değil. Türkiye bir Titanik gibi batıyor ekonomik olarak." dedi. Yüzde 13'den çok küçüldük
Türk ekonomisinin daha ağır bir krize sürüklendiğini ileri süren VERSO Başkanı Erhan Göksel, ülkenin krizden çıkamadığını, sonbaharını düşünmek istemediğini söyledi. Bir ülke gibi yerlerde birkaç günde olaylar olmayacağını ama Türkiye'nin ekonomik anlamda iyiye gitmediği tespitini aktaran Göksel şöyle konuştu: "Olaylara bakıyorsunuz yüzde 13 küçüldük diyorlar biz daha da küçüldük de iki satır bile basında yer verilmiyor. Birileri de hükümetin gözünü bağlıyor diye düşünüyorum. Bu uluslar arası bir oyun gibi geliyor. Bu dava Türkiye'yi maalesef ikiye bölüyor. Bu davada bir grup insana göre herkes suçlu bir gruba göre de hükümet komplosu. Bana göre ikisi de doğru değil. Karman çorman ikisinin de doğruluk yanları var. İkisi de tek yönlü değil. Bu dava böyle sürerse Türkiye ayrı bir bölünemeye uğrar. Nasıl Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağ-sol gibi bölünüyorsa şimdi de Ergenekoncu ve Ergenekona karşı olmak gibi bir ikileme girdi Türkiye. Ama ekonomi her şeyden daha önemli. Ekonomi gözden kaçırılıyor. Sadece Bursa'da her 4 kişiden biri işsiz, işini kaybetti." (Kocatepe) İlgili Link İçin Tıklayınız...  |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Temmuz 2009 )
|
|
|
EKONOMİK KRİZİN 2. DALGASI GELİYOR! |
|

ERHAN GÖKSEL’in 3 Temmuz 2009’da AFYON’da YAPTIĞI BASIN TOPLANTISININ AFYONKARAHİSAR GAZETESİ’nde YAYINLANAN HABERİ Afyonkarahisar Genç Atılımcılar Derneği tarafından Afyonkarahisar’a davet edilen VERSO Başkanı ve Ergenekon soruşturması kapsamında bir süre tutuklu bulunan Erhan Göksel çarpıcı açıklamalarda bulundu
"Kurulmakta Olan Yeni Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Rolü" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Göksel "Olaylara bakıyorsunuz yüzde 13 küçüldük diyorlar biz daha da küçüldük de iki satır bile basında yer verilmiyor. Birileri de hükümetin gözünü bağlıyor diye düşünüyorum. Bu uluslararası bir oyun gibi geliyor. Sadece Bursa’da her 4 kişiden biri işsiz işini kaybetti. En önemli yanı sadece Türkiye’deki ekonomik sorunları gölgelemekle kalmıyor hükümetin kendisinin de gözünü bağlıyor" diye konuştu. Yaklaşık bir yıl önce Afyonkarahisar’da verdiği konferansta “Hazırlıklı olun kriz geliyor. Dünyada deprem Türkiye’de tsunami olacak” diyen ve bu öngörüsü doğru çıkan Verso Başkanı Erhan Göksel dün de yine Afyonkarahisar’da konferans verdi ve “Krizin ikinci dalgası geliyor. Titanik gibi batacağız” dedi. Sekizinci Cumhurbaşkan Turgut Özal’a da danışmanlık yapan Göksel’in bu öngörüsü vatandaşları korkuttu.
MEMURLARA MAAŞ BİLE VERİLEMEZ
Genç Atılımcılar Derneği’nin davetlisi olarak geldiği ilimizde Afyon Lisesi Konferans Salonu’nda bir konferans veren Erhan Göksel önümüzdeki döneme ilişkin müjdeli haber vermedi. Konferansta halen devam eden krizin önümüzdeki aylarda 2. dalgasını yaşayacağını ve Türkiye ekonomisinin bu krizde ünlü Titanik transatlantiği gibi batacağını savunan Göksel “Bu batış bir kayığın batışı gibi iki dakikada olmaz” dedi. Göksel’in geçen yıl 17 Haziran’da geldiği Afyon’da “Kasım ayında kriz geliyor. İş adamları sokağa çıkıp vatandaştan destek isteyecekler” dediğini hatırlayan vatandaşlar Erhan Göksel’in bu öngörüsü karşısında adeta şoke oldular. Krizin şiddetinin artarak devam edeceğini ileri süren Göksel “Hazırlıklı olun ABD’de son açıklanan işsizlik rakamları ve ABD Merkez Bankası’nın bastığı dolarların ardından yansıyacak kriz dalgasında Türkiye’de memurların maaşlarının bile ödenemeyeceği döneme girilebilir” dedi.
YARGI AYIKLAR DİYORDUM AMA…
Ergenekon Terör Örgütü ile ilişkisi bulunduğu iddiası ile 4 gün tutuklu kalan Göksel davanın seyri ile ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Kendisinin 3. iddianamede yer alacağını sandığını söyleyen VERSO Başkanı Göksel Türkiye’ye Ergenekon’un zarar verdiğini ve bir an önce davanın sonuçlanması gerektiğini savundu. Ergenekon Terör Örgütü davası ile toplumun iki kutuba ayrılmaya çalışıldığını vurgulayan Göksel “Ben yargı bunları ayıklar diyordum. Ancak bu süreçte ayıklamak yerine daha da siyasallaştığını düşünüyorum” dedi.
BÖLÜNME ŞİMDİ ERGENEKON ÜZERİNDEN
Göksel geçmiş yıllarda farklı şekillerde yapılan ayrıştırmaların şimdi de Ergenekon üzerinde yapılmaya çalışıldığını belirtti. Göksel “Kendi durumum bunun en açık göstergesidir. Ne olursa olsun bu davanın sonuçlanması lazım ve acilen sonuçlanması lazım. Çünkü Türkiye’yi ikiye bölüyor. Ülkeyi bütün gündemden uzaklaştırıyor. Bu dava Türkiye’yi maalesef ikiye bölüyor. Bu davada bir grup insana göre herkes suçlu bir gruba göre de hükümet komplosu. Bana göre ikisi de doğru değil. Karman çorman ikisinin de doğruluk yanları var. İkisi de tek yönlü değil. Bu dava böyle sürerse Türkiye ayrı bir bölünemeye uğrar. Nasıl Türk-Kürt Alevi-Sünni sağ-sol gibi bölünüyorsa şimdi de Ergenekoncu ve Ergenekon’a karşı olmak gibi bir ikilemeye girdi" dedi.  |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 06 Temmuz 2009 )
|
|
|