|
SİYASETİ YABANCI AKTÖRLER YAPIYOR |
|
 ERHAN GÖKSEL’İN “TÜRKİYE ANALİZLERİ” ile İLGİLİ OLARAK, YALÇIN BAYER’in HÜRRİYET’TEKİ YAZISINI TAKİBEN 12 Mayıs 2010’da YAZDIĞI İKİNCİ YORUM
YİNE eski bir bakan “Birkaç cümlemi not eder misiniz?” diyor: “Erhan Göksel'in sözlerine dikkat ediniz. Artık siyaset içerden değil dışardan kurgulanıyor. Aynı ekonomide olduğu gibi... Kurgulayıcıların Türkiye'deki liderleri de, milletvekillerini seçiyor. Türkiye bu noktaya geldi. Milletvekili, genel başkana ait olduğunu sanıyor. Türkiye'yi daha da zor günler bekliyor.” Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 14 Mayıs 2010 )
|
|
|
"ERDOĞAN'SIZ AKP, BAYKAL'SIZ CHP" |
|
 ERHAN GÖKSEL’İN “TÜRKİYE ANALİZLERİ” ile İLGİLİ OLARAK, YALÇIN BAYER’in HÜRRİYET’TEKİ KÖŞESİNDE 11 Mayıs 2010’da YAZDIĞI YORUM
VERSO’nun sahibi Erhan Göksel, Ergenekon’dan 4 gün gözaltına alınıp bütün teknolojik altyapısına, bilgisayarlarına ve veri bankasına el konulması üzerine geçim sağlamak üzere yılbaşında ABD’ye giderken bize “Abromowitch ve Brzeziski’nin Başbakan Erdoğan’ı gözden çıkarttıklarını, önümüzdeki seçimlerde tek başına iktidar olamayacağı için ‘Tayyip’siz bir AKP ile Baykal’sız bir CHP koalisyonu’ istediklerini” söylemiş ve şunu eklemişti: “Amerikan zaten güçsüz iktidar koalisyonları ile dünyayı yönetir.” OBAMA’DAN ‘ONE MİNUTE’
Başbakan Erdoğan’ın bir önceki ABD gezisinde Obama’nın, Oval Ofis’te Erdoğan’a ‘One minute’ dediğini” anlatan Göksel’e göre bunun nedeni “Obama’nın TBMM’de yaptığı konuşmada, Başbakan’dan istediği 1- Ermenistan sınır kapısı, 2- Heybeliada Ruhban Okulu, 3- Türk limanlarının Güney Kıbrıs’a açılmasını, 4- Kürt açılımının devam etmesi...”ni istemesiydi. - Erhan Göksel’i dün aradık; bunları doğruladı ve şunu söyledi:
“İp son nisan ayındaki Erdoğan’ın Obama görüşmesinde koptu. Tayyip Erdoğan, Obama’ya İran konusunda aynen şu cümleyi ifade etmiş: ”İran’da biz stratejik ortaklığa gidiyoruz.” Fethullahçıları ve Gül’ü iyi izlemek gerekiyor. Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Salı, 11 Mayıs 2010 )
|
|
|
"KRİZDE 2. DİP DALGASI GELECEK" İDDİASINI İLK KEZ ERHAN GÖKSEL SÖYLEMİŞTİ |
|
 ERHAN GÖKSEL’in AÇIKLAMALARI ÜZERİNE YAKLAŞIK BİR YIL ÖNCE, 5 Temmuz 2009’da VATAN GAZETESİ’inde YAYINLANAN HABER
“ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre yüzde 9,5’luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD’de 467 bin kişi işsiz kalmış. Bununla birlikte, ABD’de Obama’nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar dolar basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama’nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH’nın yüzde 12,5’i gibi akıl almaz bir açık. ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maliyetini ABD-dışı ekonomilere fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu yutmuyor ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD’de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009’dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır. Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD’de kriz olması demek Avrupa’da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa’nın en büyük ticaret partneri ABD’dir. Avrupa’da kriz olması ise, Türkiye’de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye’nin de en büyük ticaret partneri Avrupa’dır.”
“Türkiye’ye bugünkü Küresel Dünya’da biçilen rol, ekonomik anlamda ‘gölge ekonomisi’ olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti’ne ‘gölge etmeme’ rolüdür” diyen Göksel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1853’te ortaya atılan ‘hasta adam’ tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen ‘hasta adam’ başlığını kullanmıştır.
Bu büyük global oyunda Türkiye’ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye’nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım. Kendimize önem atfeden maalesef sadece biziz, Türkiye’de ‘hamaset’ daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur.”
Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 10 Mayıs 2010 )
|
|
|
ERGENEKON SON İDDİANAMESİNE GÖRE: Deniz Feneri Belgelerinin Kaynağı: ERHAN GÖKSEL |
|
 ERGENEKON DAVASI’NIN SON İDDİANAMESİNDE YER ALAN ERHAN GÖKSEL’in TELEFON KONUŞMASI ÜZERİNE 8 Mayıs 2010’da TURKTIME’ın YAPTIĞI HABER
Deniz Feneri belgelerinin kaynağı hep merak edildi. Ve o kaynakla ilgili çok çarpıcı bilgiler “İrtica ile Mücadele Eylem Planı İddianamesi”nin ek klasörlerinde çok konuşulacak telefon görüşmelerinde yer alıyor. İşte o bölüm; Los Angeles Times'taki bir yazının Oda TV'ye girmesini isteyen Göksel, "Sen bunu haber yapsana sosyalist darbeyi" diyor. Göksel, ardından şunları kaydediyor: "Akman Türkiye'ye giremez diye mesajlar atmıştım hatırlıyor musun. Hani Zahit Akman Almanya'ya giremez, girerse çıkamaz. Hatırlıyor musun." Yalçın'ın, "Evet evet, aynısı çıktı" diye onaylamasından sonra şöyle devam ediyor: "Bence kullan onu oğlum bana Mesut'tan servis geliyor onlar. Bütün Deniz Feneri belgeleri benden çıktı Zahit ile ilgili. Mesut bir nedenle bana gönderiyor bir de ortak bir dostumuz geliyor da bana geliyor diyor, yalan söylüyor. Ona gelemez o Mesut da veriyor herhalde. Bak şimdi o belge dün geldi. Şeyi iyi kullanmış gazeteciler ya biz söyleyince yazmıyorlar. Basın söyleyince. Siyasi söyleyince yazıyorlar." (Zaman) TURKTIME'IN NOTU: İddianameye de "sosyalist darbe" olarak girdi o konuşma, ancak orada Göksel "ABD sosyalist devlet oldu" diyor. Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 10 Mayıs 2010 )
|
|
|
AKP'LİLER HIZLA ZENGİNLEŞİRKEN |
|
 ERHAN GÖKSEL’in “AKP ANAP’LAŞTI” RÖPORTAJI ÜZERİNE BURHAN ÖZBEY’in PRESSTURK’de 2 Mayıs 2010 TARİHİNDE YAZDIĞI KÖŞE YAZISI Kamuoyu araştırmacısı, Analist Erhan Göksel; kendisiyle yapılan bir röportaj’da AKP iktidarı hakkında eleştiri taşıyan açıklamalarda bulunmuştu. Milli Gazete'de (24 Ocak 2010) yayınlanan röportajda bakın Sayın Göksel ne demişti:
AKP ANAP’LAŞTI
“AKP dönemi deyince akıllarda size göre ne kalacak? Türkiye tarihinde, siyasetçilerin bu kadar zenginleştiği bir dönem olmamıştır. Türkiye, AKP'nin 8 yılında sanayiyi terk etmiştir. Ekonomi; ticaret, rant, borsa ve dolar zannedilmiştir. Her hükümet, iktidara sarılır. AKP ise herkesten daha çok sarılıyor. Bu canhıraş bağlanma, zannetmeyin ki siyaset. Nedir? Ekonomik rantı, elinde tutmak içindir. AKP, ANAP'lılaştı. Kurucu olan dört büyük AKP'liden birinin lafıdır bu. Benim değil. Bir sohbetimizde, bir bardak su ver deyince kaç para vereceksin diye soruyorlar dedi. AKP bugün buraya gelmiştir. Bu teşkilatlara da yansımıştır. 2007'ye kadar çok güçlü teşkilatları vardı. 2007'den itibaren artık teşkilatların büyük bir kısmı iş takipçisi haline geldi. Büyük oranda zayıfladı. Eğer toparlayamazsa, büyük sorunlar yaşayacak. AKP tabanını bekleyen iki tehlike var: Saadet Partisi'nin gelişimi ve Kürt açılımı? Bursa'da her dört kişiden biri işini kaybetmiş. 128 bin kişi, işten çıkmış. Bu çok vahim bir durum... Bu ülke, üretmiyor. Tayyip Bey, ekonomi bilmez. Söyleneni, yapıyor. İşsizlik oranı, sürekli artıyor. Geçen hafta rakamlar, yayınlandı. İşkur'a, başvuranların sayısı yüzde 25 azaldı. İş için başvurmayanı biz işsiz saymıyoruz. İnsanlar iş bulmaktan ümidini kestiği için başvurmuyor. Şu anda yüzde 13,4 olan işsizlik oranı İLO' nun kayıtlarına göre, yüzde 19'dur. Her eve bir ateş düşmüş. Bir anekdot anlatacağım. Geçenlerde bir banka müdüresi arkadaşımla sohbet ediyorduk. Şubeye bir polis memuru gelmiş, bankamatik kartını uzatmış. Para çekecektim yardım edebilir misiniz demiş. Güvenlik görevlisini çağırmış müdüre. O da bankamatikten değil hesaptan demiş. Müdüre hanım şaşırmış. Ne fark eder demiş. Güvenlik görevlisi de; ‘Hesabında 9 TL varmış. 9 TL'yi çekmek istemiş. Bankamatik 10 TL'nin altını vermiyor.’ demiş İnsanlar bu durumda. AKP'nin kimyası bozuldu 2007'den sonra, AKP yoksulların partisi olmaktan çıkmıştır. Sadece AKP yöneticilerinin mal varlıklarındaki gözle görülür artış bile, bunu izah etmektedir. Sayın Başbakan, 5 tane villada oturmaktadır. Önümüzdeki seçimlerde Türk siyasetini yolsuzluk ve yoksulluk belirleyecektir…” Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Salı, 04 Mayıs 2010 )
|
|
|
ERGENEKON'UN DİĞER YÜZÜ: HAKSIZLIKLAR NE OLACAK? |
|
 ERHAN GÖKSEL HAKKINDA ERGENEKON DAVASI SON İDDİANAMESİNDE “TAKİPSİZLİK KARARI” VERİLMESİ ÜZERİNE 1 Mayıs 2010’da TURKTIME’ın YAPTIĞI YORUM İrtica ile Eylem Planı İddianamesi kabul edildi ve iddianameden çok çarpıcı detaylar çıktı. O detaylardan biri de haklarında takipsizlik kararı verilen isimlerdi.
Bu isimlerden biri de ünlü stratejist Erhan Göksel. Anımsanacağı gibi Erhan Göksel Ergenekon Soruşturması kapsamında yaklaşık 15 ay önce 22 Ocak 2009 tarihinde gözaltına alınıp, savcılar tarafından tutuklanması istemiyle adliyeye sevkedilmiş; ancak mahkemece serbest bırakılmıştı. O tarihten bu yana tüm iddianamelerde “hakkında soruşturmanın devam ettiği” bilgisi yer almıştı. Son İddianamede, Erhan Göksel ile ilgili takipsizlik kararı verildiği açıklandı. Ancak Göksel gözaltına alınırken uluslar arası danışmanlık şirketi VERSO’nun onlarca bilgisayarına, serverlerine, binlerce CD’sine ve dokümanlarına el konulmuş, şirketin tüm teknik alt yapısı işlemez hale getirilmişti. Hatta şahsi telefonları bile hala iade edilmemişti.
Şimdi; iddianamede de belirtildiği gibi Erhan Göksel hakkında kovuşturmaya gerek yok kararı çıktı. Ancak buna rağmen hala el konulan hiçbir şey geri verilmiş değil. Göksel, el konulan dokümanların geri verilmesine yönelik yaptığı hiçbir başvurudan da bu güne kadar olumlu bir yanıt alabilmiş değil.
Şimdi soru şu: Soruşturmayı hayli titiz bir şekilde yürüten savcılar bu ve benzer haksızlıklara neden duyarsız?
Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Salı, 04 Mayıs 2010 )
|
|
|
ERHAN GÖKSEL BUNUN HESABINI SORAR |
|
 ERHAN GÖKSEL HAKKINDA SON ERGENEKON İDDİANAMESİ’nde VERİLEN TAKİPSİZLİK KARARI ÜZERİNE ODA TV’nin Nisan 2010’da YAPTIĞI HABER ANALİZ Erhan Göksel'i Türkiye tanıyor. Son 25 yılın siyasi gelişmelerinin içindeki önemli isimlerden biri. Sırasıyla Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan vs. hepsiyle çalıştı. Verso Strateji'nin sahibiydi. Partilere, liderlere, yerli ve yabancı şirketlere araştırmalar yapar, raporlar hazırlardı. Bir gün... 22 Ocak 2009 günüydü... Ergenekon'un 11'inci dalgasında gözaltına alındı. Ve medyada bildik suçlayıcı yayınlar başladı. Neler yazılmadı, neler söylenmedi ki hakkında. Ergenekon örgütü için lobi faaliyeti yaptığı bile dile getirildi! 4 günlük gözaltından sonra salıverildi. Erhan Göksel serbest kalınca anladı ki, hayatında pek dostu- arkadaşı yokmuş. Hepsi bir yerlere sinmişti. Bir dönem evinden çıkmayan bugünün yandaş gazetecileri bile kaybolmuşlar; bir geçmiş olsun bile dememişlerdi. Erhan Göksel üzüldü ama çok da üzerinde durmadı. Ama... Ama bir acı kayıp onu yıktı. Oğlunun başına gelenleri kabul edemeyen Tevfik Göksel, oğlu salıverildikten 3 ay sonra vefat etti. Erhan Göksel "babam benim gözaltına alınmama dayanamadı" diye açıklama yaptı. Durun. Bitmedi. Tarih 12 Mayıs 2009. Ergenekon soruşturmasını yürütenler, Erhan Göksel'in İş Bankası'ndaki kasalarının açılmasına karar verdi. Bir şey çıkmadı kasalardan. Fakat. Aramalar, gözaltılar ve gazete ile TV’de çarşaf çarşaf hakkında akla hayale gelmeyecek "haberler" Erhan Göksel'i iflas ettirdi. Bir yıl boyunca kimseden iş alamadı. İş yaptıkları korkup bir daha çalışamayacaklarını söyledi. Erhan Göksel iki çocuğuna, eşine ve onlarca çalışanına bakmak zorundaydı. Didindi. Koşturdu. Her kapıyı çaldı. Olmadı. Karşısına hep Ergenekon gerekçesi çıkarıldı. Ve… Erhan Göksel babasından sonra işini de kaybetti. Gözaltına alınmasından tam bir yıl sonra Türkiye'yi terk etti. ABD'den iş bulmuştu. Üç aydır memleketinden uzakta; bir acı vatanda ekmek peşinde koşturuyor. Türkiye ile ilgisini kopardı. Ancak geçtiğimiz gün Türkiye'den gelen bir haberi gözü yaşararak dinledi. Haber şuydu: Ergenekon 4'üncü İddianamesi açıklandı. Bu iddianame Erhan Göksel için ne diyordu biliyor musunuz: "Kovuşturmaya Yer Yoktur." Sözü uzatmaya gerek var mı? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Erhan Göksel'e birilerinin bir özür borcu yok mu? Ve o birileri bunun hesabını vermeyeceklerini mi düşünüyor? Yanılıyorlar. Devamını Okumak İçin Tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 02 Mayıs 2010 )
|
|
|